seytan
1.Bölüm ... Şeytan^la Tanışma
-Liliannn kalk çabukkk odamı toplaaa annem kızıyorrrrrrrrrrrrrrr !!!
Lilian oflayarak kalktı ... Sinir kız kardeşii yine ona işlerini yaptırıyordu ... Zaten ona yapmadığını bırakmamıştı son 3 senedir ... Erkek arkadaşlarını elinden alıyor , odasını temizletiyor , ödevlerini bile ona yaptırıyordu ... Zavallı Küçük Lilian tam bir Külkedisi'ydı .. Evin güzel , hoş ama kız kardeşi tarafından kıskanılıp , işkence edilen kızıydı o Şeytan kız kardeşiii ... Hala sallandığını görünce k.çına tekmeyi geçirdii ...
-Hadiiiiiiiiii dedim sanaaa ...
Şimdi benim kim olduğumu merak ediyorsunuzdur siz =) Hemen söliym ben işte o küçük Külkedisi'nin ta kendisiyimm ...................................................................................................
...
DERSEM SAKIN İNANMA !!!
Sizi hayal kırıklığına uğratacağım içinn hiçççteee üzgün değilim aslındaaa ... bu yüzden hemen açıklıyorum kimliğimii ... Ben ötekisiyimm ... ŞEYTAN OLAN
...
Bunun TH'yle ne ilgisi var dediğinizi duyar gibiyimm .. Hemen açıklayayımm ... BAYA BİR İLGİSİ VAR !! Ben eskiden kötü bir kız değildim aslında ... Her kötünün kötü olmasının bir sebebi vardır.
Benimkinin nedeni ise sadece üç harflii : T.O.M.
1.Bölümün Sonu
2.Bölüm...Şeytan'ın Geçmişi
Tom'dan boşuna nefret etmiyorum tabii .. Tamam bir şeytan olabilirim ama insanlardan boşuna nefret etmem ....genelde.. Anlamanız için hemen kasedi geri sarıyorumm ...
Herşey ben 12 yaşındayken başladı .... Hoppidik hoppidikk ikizimin sınıfına doğru ellerimde kitaplar koşar iken ... İkiz kız kardeşim Lilian ( ya da benim eskiden onu çağırdığım adıyla “Lil” ) kitaplarını yanlışlıkla benim çantama koymuştu .. Bende yardımsever insan ( daha doğrusu yardımsever SALAK !! ) ders başlamadan önce ona vermek için elimden geldiğince koşuyordum ... Koşarken gözlüklerim kaymış azcık ... önümü göremeyip ... bir çocuğa tosladım ... Kitaplar yere saçıldı bende popo üstü yere düştüm ... Kafamı kaldırdım hemen özür dilemek için ... Çarptığım çocuk büyük sınıflardandı ... Rastalı koyu sarı saçları ve bebeksi bir yüzü vardı ve aşırı derecede yakışıklıydı ... Resmen gözlerimi alamıyordum ... Eriyip gitmiştim kii çocuğun kalın , erkeksi sesi beni düşüncelerimden sıyırdı ...
-Önüne baksana sürtükk ...
O kalın ses beni benden almıştı resmen ...
-Haa tamam tabii bir daha bakarıııım
dedim eriyerektenn (Off Allah'ımm resmen salakmışımmmmm yaaaa Çocuk bana sürtük demiş ben erimişimm )
Yukardan bana iğrenç bir metabolizmaymışım gibi baktı ...
-Iyy senin bir gözün mavi bir gözün açık kahve ...
-Eveeet ne iğrenç dimii
dedim eriyereeek YİNE !!! Oysa kii birinin gözlerim hakkında yorum yapması beni genelde çılgına çevirirdi ... Yani bende biliyorum iğrenç olduğunu ... ben istemedim herhalde böyle gözler ... Yani abi söyle bana kim ister bir gözünün mavi bir gözünün kahverengi olmasını ... Tam bir ucubeyim ..
-Öyle valla
dedi yüzünü ekşiterek ve havalı bir tavırla saçlarını savurup yine aynı derecede havalı bir tavırla büyüklerin sınıflarının olduğu tarafa doğru yürümeye başladı ...
Bende arkasından kalorifer üstünde unutulmuşş bir kalıp tereyağı gibi baktıımm !!!
Evet biliyorum o zamanlar tam bir salaktımm !!!
Sonrasına gelince 1 sene boyunca , adının sonradan Tom olduğunu öğrendiğim “Rastalı Aşkım” ın hayallerini kurdumm ...
Sonunda bir gün almanca dersinde :
- Melanie Rothstein .... Melanie ... Melanie dedimmmmm !!!
-Pşşt Mel
diye oturduğum sıraya tekme attı Clarisse ...
-Ahh Tooom
diye mırıldandım kendi kendime .. hayallerimden sıyrılamamış bir şekilde .
-Tom değill BASTON olacaktıı
diyen Herr Duerr bastonunu kafama geçirdi ! Sersemledim ve boş gözlerle yaşlı almanca hocama baktım .
-Tom kim Bayan Melanie ?
Etrafa baktım ... Sınıftaki 23 kişide gözlerini dikmiş bana bakıyordu .. Beynim hızla çalıştı !!
-Aaa kimse lütfen yanii ... sadece yabancı bir kelime
-Ahh öyle mi ... ne anlama geliyor pekii
-Efendim demek .. siz bana seslendiniz ya
O zamanlarda bile bazen cin olabiliyordum anlayacağınız
-Yani dersi takip ediyordun öyle miii ... Konumuz neydi biliyorsundur o zaman ?
-Tabikiii ... (Clarisse'e baktım.. ağzını oynatarak “Aşk” dedi ) ..AŞK !!
-Oooo vay vay ... ÇAKTIRMADAN takip ediyordun demek ... açıkla bakalım “aşk” ı
-Aşkk .. şey... aşk
Ve beynim durmuştu .. Sözlüden koca bir 0 aldıktan sonra klüp dersi için hemen kütüphaneye koşturdum . Kütüphane klübünün iki üyesinden biriydim ... Diğeri ise Hoca tarafından ceza olarak gönderilmişti ...
-Heyy ne zaman geldin ? Uçuyor musun sen yaa ?
Kısa siyah saçlı çocuk okumakta olduğu dergiden kafasını kaldırdı ..
-Son derse girmedim ..
Gözlerimi kıstım hemen ...
-Yine o salaklar seni rahatsız mı ediyor Billy ?
Benim çağırdığım adıyla “Billy” ama siz onu “Bill” olarakk bilirsiniz . Nam-ı diğer Tom'un kendisinden 10 dk küçük kardeşi .
“Çok şanslısınn” diye düşünüyor olabilirsinizz ama hemen bir hatırlatma yapıym BU daha olayların başııııı
Soruma omuz silkerek cevap verdi . Bende derin bir “off” çekip yerime oturdum hemen .
-Pşşt Billy aşk ne ?
Soru üzerine resmen oturduğu koltukta 10 metre havaya sıçradı ..
-Niye sordun ?
Dedi sesinde hafif tedirgin bir hava vardı ..
-Almanca hocası sordu da ...
-Hmm ..
dedi ve sustu ... Raflardan birinin arkasına geçip sakladığım çubuk krakerleri yemeye koyuldum ... Elini daldırıp o da birkaç tane aldı ve kemirmeye başladı ..
-Sanırım ben Tom'a aşığım !
Öksürme sesleri geldi .. Sanırım boğazına kaçmıştı ...
-Basit bir şeymiş gibi söyleme ...
-Basit bir şeymiş gibi söylemiyorumm kiii
Bir süre sessiz sessiz oturduk sonra :
-Karar verdim Tom'a mektup yazıcam !!
-NEEE !! NAPICAM DEDİNN ??
-Aşk mektubu yazıcam ya abartmayalımm .. hem 2 senedir çıktığı o salaktan da ayrıldı .. şimdi tam zamanı bence .. sen ne düşünüyorsun ??
-Olabilir aslında (BUNU DEMİCEKTİNN İŞTEEEE )
Hemen kütüphane görevlisinin masasına koştum ve kadının şaşkın bakışları altında “alıyorum” deyip bir tomarr kağıdı kaptığım gibi Bill'in yanına döndümm ...
-Evet öt bakalımm
...
Yaklaşık 20 sayfa kağıt harcadıktan sonra düzgün bir mektup çıkartabildik neyse ki ortaya ..
Ve ultra gerizekalıı been mektubu gizlice Tom'un dolabına atması için Bill'e teslim ettim ... O mektupp hiç girmemeliydi o dolaba ... ama tabii ben olacaklardan habersizdim o sırada ...
...
Bahçedeki büyük ağacın altında oturmuş Tom'u bekliyordum ... Almanca dersini kırmıştım sırf bunun için .. Birden arkadan biri gelip omzuma dokundu .. Yerimde sıçrayıp , hemen ayağa fırladım... Tomm ... Yüzüm kıpkırmızı oldu ..
-Mektubu atan sen miydin ?
dedi yumuşak bir sesle ... Her bi molekülüm resmen eriyordu bakışları altında ... Kafamıı sallamakla yetindim sadece ... Kalbimin depar atmasına sebep olan bir gülücük attı ..
-Burası uygun değil .. başka yere gidelim mi ?
Dedi ve cevabımı beklemeden elimi tutup beni peşinden sürüklemeye başladı ... Ellerim terliyordu ...
Kapkaranlık bir yere soktu beni ... Nerede olduğumu anlamamıştım bile ... Ellerinin arasına aldı yüzümü ...
-Ben de seni seviyorum
diye mırıldandı ve kalbim bir anlığına çarpmayı bıraktı ...
Sonra beni kendine çekip , öptü .. Hayatımda ilk kez biri tarafından öpülüyordum ... Lilian dahil tüm arkadaşlarımın sevgilileri olmuştu ama ben , büyük ihtimalle ucubemsi gözlerim yüzünden , bir tane bile çıkma teklifi almamıştımm .. Ama işte şansım dönmüştü sonunda , hemde okulun en popüler çocuğuydu beni öpen ... Tom'la çıkmak .. düşüncesi bile içimi sıcacık yapmıştı ... Beni seviyor diye tekrarladım içimden onlarca kez ... Daha doğrusu ben o an öyle sanmıştım ... Ne kadar safmışımm ...
Belime sarılı elleri gömleğime kaydı ... Benim onu engellememe fırsat bırakmadan birkaç düğmeyi açmıştı bile ... Bu yanlışşş diye düşündüm ... Onu ittim ... Kısık bir kahkaha attı ve ...
Oda birden ışıkla dolduuu !!! Büyük tiyatro salonunda olduğumuzu gördümm ve ... YALNIZ DEĞİLDİKKK !!! TÜM OKULL AŞAĞIDAKİ SANDALYELERDE OTURMUŞŞ BANA BAKIYORDUU !!!
AA PARDON BANA BAKMIYORLARRDIII !!!! ÖNÜ AÇIK GÖMLEĞİMDEN GÖZÜKEN PEMBE SÜTYENİME BAKIYORLARDIII !!!
Jetonn yavaşçaa düştüüü .. Klinkkk ... kendisi şuan zemindeee !!! Bugün 1 NİSANN !! Benii kandırdııı !!!! Gülerek sahneden aşağıı atladııı !!! Tüm salonn kopuyorduu .. Hocalarr onaylamayan bakışlar atıyorlarrdıı .. Herkess beniiM bir “O...” olduğumu düşünüyordu ...
İçim hiddetle dolduuu !!!
-TOMMM KAULİTZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZ !!! BUNU ÖDEYECEKSİNN !! BUNU SANA ÖDETİCEMMM !!!
diye bağırdım var gücümlee .. O ise sadece sırıtmakla yetindiii !!! Beni ciddiye bile almamıştıı .. ama kendi kendime yemin ettim o an ... ondan ne olursa olsun intikamımı alacağıma !
Ama intikam almaya fırsatın oldu mu diye sorarsanız hemen cevap veriymm !! HAYIRR !! Ben intikamımı alamadan o okuldan ayrılmıştıı bileee !!! Şu ünlü olma meselelerii işte ...
Demiştim dimii biz şeytanlarr hiçte şanslıı olmayızzz
................................................................
Kasediii ilerii sarıyoruzzz yinee !!! 3 sene sonra ...
Lilian yatağımı toplarken bende aceleyle giyiniyorum ... Bugün büyük gün ... Merdivenlerden aşağı koşarcasına iniyorum .. Evden fırlayıpp .. beni almaya gelen özel limuzine atlıyorum .
Stüdyonun önünde duruyoruz ... Kapıda beni siyah saçlı , iyi giyimli biri karşılıyor .. Menajerleri bu ...
-Hoşgeldinn
diye gülümsüyor ...
-Hadi çocuklarla tanıştırayım senii =))
Adam arkasını döner dönmezz sırıtıyorum .. Beklediğimm ann !!
Bir aynanın önünden geçerken bir an durup kendime bakıyorum .. Mükemmel bir kamuflaj ... Kısa , koyu sarı saçlarımı uzatıp siyaha boyattım ... Gözlüklerimin yerine bir çift lens aldım ve en önemlisi ... beni tanımamaları için ... Mavi gözüme diğer gözümün renginde açık kahverengi bir lens taktım ... Ben artık Melanie Rothstein değilimm !!! Yarı Türk olmamın yararlarını görüyorum .. Kimsenin bilmediği ikinci adım ve babaannemin kızlık soyadı işime çok yaradı ...
Kapıyı açıyor ..
-Karşınızda yeni Menajer yardımcınızz !!! Simge Engel
Georg ve Gustav gülerek elimi sıkıyor .. Ve işte Bill ... Beni tanımasından korkuyorum ... Sonuçta eskiden çok iyi arkadaştık ... Gözlerinde hiçbir tanıma belirtisi yok .. Tom için bakınıyorum tüm odaya ama yok .. Birden arkamdaki kapı açılıyor ...
-Aaa Tom'da geldi işte
diyor menajer ... Arkamı dönüyorum ... Eskisinden daha da yakışıklı ama hayırr bu sefer eriyipp , onun oyunlarına gelmicem ... Yüzüme meleklere yaraşır bir gülümseme yerleştiriyorum ...
-Merhaba .. Ben Simge
Bana içten bir gülümseme fırlatıyor .. Ayy yazıkk tabii başına geleceklerden haberi yokk !!!
Ama ne diyebilirmkii ... Yapmamalıydıı ... Her zaman dediğim gibi adı Melanie olan biri kızdırılmamalıı ... Melanie'nin anlamını biliyor musunuz ... Karanlık demek ... Her Melanie'nin içinde her ne kadar saf ve salak görünseler de bir karanlık vardır ... ve benimkii bir daha hiç kaybolmamak üzere ORTAYA ÇIKTI ... Ve Tom ' u mahvetmeden durmaya hiiiç niyeti yokk
2.Bölümün Sonu
3.Bölüm...Şeytan Harekete Geçiyor
-Eee Simge biraz kendinden bahsetsene .
Diyor Tom muzur bir gülümsemeylee ..
Pislikk , gerizekalııı şeyyy !!! Bana yazıyorrrrrr !!!!
-Aaa tabi neden olmasın
diyip kıkırdıyorum hemen . Off nan melek gibi davranmakta ne zormuş !!
-Ben Simge . Yarı Türk'üm . 16 yaşındayım Yarışmaya Berlin'den katılıyorum.... ve tek amacım tom'u doğduğuna pişman etmek
Tabi bu sonuncuyu öyle kısık bir sesle söylüyorum kii kimse duymuyor .. Duysalardıı yeni başlayan kariyerime veda edebilirdimm ..
3 senedir onlara yaklaşmanın bir yolunu arıyordum ... ve bir gün gazetede gördüğüm haberle resmen bu fırsat ayağıma geldii
Th genç bir yardımcı menajer arıyor ..
Benim tepkilerr :
1)Amaaan be bunlarında her bi b.kunu haber yapıyorlarrr
2)Yardımcı menajer arıyorlarmışş Bulamazlarr inşallahta tüm grup batar .. Tomm yerlerde sürünürr .. 483 ten atılırr ve çöp karıştırıcı olarak iş bulurr inşalllllaaah
3)Y-UHH artıkk bir de gençç istiyorlarr .. kesin Tom denen o sapıkk ötesii varlığınn aklından çıkmıştır bu fikirr
4)Bende gencim aslında yaa :/
5)Aman yaa th'nin yardımcı menajeri olupp napıcam bee bunlar için ölsemm çalışmmam
6)..................
7)BİR DAKİKAAAAA !!! th demek tom demek , tom demek İNTİKAM demekk !!!
8)BU İŞ BENİMDİR !!!
Aklıma koyduklarımı gerçekleştirmede ustayımdır ayıptır söylemesii Görüşmelere gittim ... bazıları çok sıkıcıydı yerime Lilian'ı yolladımm .. Yani abii ne farkederkii çok benziyoruz bir kere Zaten sırf bu yüzden onunda saçlarını zorla siyaha boyattırdımm
Anlamadılar bile farkıı
Her neyse geçmişten bahsettiğimiz yeterr .. Şimdiki zamana dönelimm
Bu Tom gözünü bacaklarımdan ayırmıyorrrr Ama hayırr her şey yavaşçaa .. İntikamım için bunlara da katlanmam gerekk
Menajer bana bakıp hafifçe gülümsüyor :
-Aa bu arada yarın erkenden burada ol canım . Biliyorsunn Fransa'ya uçuyoruzz .. ikinci gününden zor olucak ama yapabileceğine eminim =)
-Hmm olu...NEEE FRANSAA MII !! KİMSE BANA BİR ŞEY SÖY-
Ooops gerçek yüzümm ortayaaa çıktıııı !!! Daha ilk günden foyamı ortaya çıkardığıma inanamıyorummm !!! Nan hemen olayı toparlamazsaaam bittim beeen !!
-Yani diyorumkii a aaa kimse bana söylemedi =))
Gözlerindeki şaşkın bakışlarr kayboluyor .. Ohh be kurtardım paçayıı
-Amaan siz kızlarr.. alt tarafı bir bavul hazırlıcan ve yarın erken kalkıcan .
Düşündümde ben sabredemicem bu Tom'u hemen şuracıkta boğsaam diyorumm !!!
Hayırr Mell kendine hakim olll . Yapabilirsinn !! Pozitiff oll !! İçindekii Melanie'nin dışarı çıkmasına izin vermee ... nefess all.. nefes verr.. nefes all.. nefess verr ...
-Aaa tabii hiç sorun değill yarın burada olucam
NASIL BURADA OLABİLİRİM SALAKKK !! ANNE FAKTÖRÜM VAR BENİMM !!!
Ama ... tabiii işin ucunda intikam varsa bu faktörü ortadan kaldırabilirim Heyy ben bir şeytanımm annemde kimmiş
-Harika o zaman =)
diye sırıtıyorr artık sinirlerimi bozmaya başlamışş olan menajer ..
Sonraki 2 saat boyunca bana bir şeyler soruyorlar bende dalgın dalgın cevap veriyorum her bir soruya .. Napıym yaa annemi nasıl ikna edeceğimi düşünüyordum
Eve dönmemle kendimi yatağın üzerine bırakmam bir oluyor .
-Liliaaan !!!
Koşa koşa geliyor hemen . İnsanın kendine ait bir Külkedisi'nin olması iyi bişii
-Bavulumu hazırlaa (bavulu almak için dolaba koşuyor) şuradakii siyah etek , kot pantalonumm ... hayır dolabın arkasındakii Pantolon salak ... şu iki siyah tişörtü de koy .. Converse lerimi bir torbaya koyup yerleştirr .... (yatakta sırt üstü dönüyorum ) tamam oldu şimdi defoll !
Odadan çıkar çıkmaz bavula göz atıyorum , her şey düzgün mü diye ... Hmm ama bir şeyler eksik gibi ... Gözüm komodinin üzerinde duran makasa ilişiyor ... Ahaaa
Bavula eklentilerim :
1)Makass ... olur da Tom'un odasına girerseem saçını kesiym diyee böylecee kimse onu sevmezz nihahah
2)İğrenç kokulu bozuk parfümüm ... Tom'un kıyafetlerine sıkıpp tüm kızların ondan kaçmasını sağlamak için
3)İp ... bilmiyorum şuan ne yapacağımı valla ama kesin işime yarar
4)Örümcek Koleksiyonummm ... Tom'un Yatağının üzerinde güzel duracaklarından eminim
5)Muz kabuğuu ... yatağın altında buldum ... hani şansım dönerde Tom bastığı an kayar ve bacağını (kafasını da olabilir benim için problem yok ) kırar diyee ...
6)Yemeğine atmak için karın ağrısı yapan bişi Annem bir kere ceza olsun diye benimkine atmıştı gıcık karıı ama şimdi düşünüyorumda iyi kii atmış yaa ... kıvrann Tomm kıvrann nihahah
Tamam bavulumm hazırrr
Ertesi gün :
Olamazzz geç kaldımmm !!! Yaa uff salak alarmı kurduğum halde çalmadı gerizekalıı şeyyy
Babam arabayı durduruyor ..
-Hadii koşş ..
Hemen arabadan atlıyorumm ve bagajdan çıkardığım bavulu arkamdan sürükleyerek koşmaya başlıyorum !!
-Fransa – Toulouse için son çağrı ... Lütfen tüm yolcular 15 no'lu kapıya gelsin...
** ... Daha hızlı koşmaya başlıyorum .. Check-in yaptırdıktan sonra 15 no'lu kapıyı 5 dakika arıyorumm .. Sonunda koridorun en sonunda olduğunu farkediyorum ..
-Uçak kalkmadı dimi .. işte bileti-
-Bayan uçak kalktı üzgünümm !!
-Nee şaka yapıyor olmalısınızz !!! Benim o uçağa BİNMEM LAZIMM !!!
-Merak etmeyin bayan bir sonraki uçuş 5 saat sonra o zamana kadar bekleyebilirsiniz ...
Süngüsü düşmüş bir şekilde demir oturaklardan birine çöküyorumm .. Bittim been ... O kadar umutlarım vardı .. Tom'dan intikam alıp onu yerlerde süründürücektimm ... ama işi kaybettikten sonra bunların olması imkansızz
-Sende mi kaçırdın ?
Yerimde zıplıyorum ve hızla arkamı dönüyorumm ... Güneş gözlüklerini çıkarıp bana bakıyor ..
-Boşver bir sonrakine bineriz ...
Tom ... Tamam kim demişşş intikamımı alamayacağımıı Nihahaaaaaaaaaaaaaaaaa ... Tom'la 5 saat + 1 uçak yolculuğuuu ... ay yazıkkk acıdım çocuğa ....
DERSEM YALAN OLUR ;))
3.Bölümün Sonu
4.Bölüm .... Şeytan'ın Kurbanı
Tom benim pişmiş kelle gibi sırıttığımı farketmiş olacakki :
-Kaçırdığın için sevindin mii
diyor ... Hemen suratıma üzgün bir ifade yerleştiriyorum ...
-Nasıl sevinebilirim .. İşimin ikinci günü ve ben şimdiden her şeyi mahvettim
Birkaç sahte gözyaşıı yanaklarımdan aşağı süzülüyor... Menajer olmasaydım sanırım benden süper bir oyuncu olurmuşş
-Üzülmee yaa
diyor oturduğu yerden kalkıp yanıma gelerek ...
-Hem birbirimizi daha iyi tanıyabiliriz bu sayede
Seninle işim bittiğinde beni tanımamışş olmayı dileyeceksinnn nihaha
Tabii bunu söyleyipp tüm şeytanii planlarımı açığa çıkarmak yerine utangaç bir gülümseme fırlatıyorum Tom'a ...
-Ayy bilmem kii .. napsakk ..
Valla yaa benden süper oyuncu olurr Hiçte kolay bir şey değill , hayatınızı mahveden ve sizin ölesiye nefret ettiğiniz kişiye karşıı melek gibi davranmak ! Yalnız dozu biraz fazla kaçırmışım sanırım ne öyle salak tikiler gibi .. Biraz daha düzgün davranmalıyım !!
Etrafa bakıyorum ...
-Çikolata sever misin
-Bayılırım
diyorr ...
-Hadii gel o zaman birkaç tane alalım =)
deyip onu duty free lere doğru sürüklüyorum ...
Bu hareketim yanlış anlaşılmasın . Kendisine hiçbir sempati beslememekteyimm .. Amacım çikolata aldıktan sonra onu kafelerden birine sokmak , kahve/çay içmeye ikna etmek ve ilacı içeceğine atmak Tamam şeytanımm yanii nolmuşş bu yeni bir şey değill kii
Nestle'nin devasa çikolatalarından birer tane kapıp çıktıktan sonra hemen sürüklüyorum onu en yakın kafeye ... Garson yanımıza geliyor :
-Ne isterdi- Aaaaaaaaaa Tom Kaulitzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz
Anons istediğimizi hatırlamıyorumm !!!
Tüm kafalar bize dönüyor .. Tom hemen havaya giriyor :uw:
-Ah evet o benim ...
Çok alçakgönüllüsünn Tom GERÇEKTEEN !!!
3 tane kız yanımıza ışınlandı daha demin !!! Şaşkınlıktan sandalyeden kayacaktım az kalsın ama Tom beni belimden yakaladı ve ben kızardımm HAYIR AŞIK FALAN DEĞİLİM YANİ SAKIN YANLIŞ ANLAMAYINN
...............................................
** kızlarla uğraşayım derken (bana çok pis bakışlar atıyorlardıı ama tabii Tom'un bakmadığı sıralarda onlara içimdekii şeytanı gösterdim ve tırsıp kaçtılarr ) kahveye ilacı atmayıı unuttum
Neyse kii her zaman için bir yedek planım vardır benimm nihahah
Tom'un tuvaleti gelmiştir şimdi en iyisi o bir tuvalete kadar gitsinn
.........................
Ohh be saftrikk Tom'u tuvalete yollamayıı becerdimm ve özel olarak 2 sene önce öğrendiğim tokayla kapı kilitleme becerilerimi kullanarakta kendisini içeriye kilitlemiş bulunmaktayımm
Var mı benden mesuduu şuann
............................................................
2 saat sonra :
Evet var büyük ihtimalle herkesss !!! Tam uçağın kalkmasına 10 dk kalmışken ve ben Tom uçağı kaçırıyor diye resmen göbek atma safhasına gelmişkeeen .. karşıdan koşarak kim geldi dersin :
İpucu vereyimm !!
Baş harfi TOM
Paris (Paris'te)
Niye Almanya Fransa arası uçuşlarr bu kadar kısa sürüyorkiiii
Tüm uçuştakii tek başarımm hostesin Tom'a uzattığı çayı ona vermek amacıyla alıpp kasten üstüne dökmemdiii ... Alt tarafı azcıkk haşlandıı yaa önemli bir şey yok yanii ... Benim ne hayallerim vardı oysa kii
.....................................
Otele geliyoruz .. Eski bir bina ama içerisi aşırı lüks ... Fanlar kapıda dizilmiş çığlık atıyorlardı ve üstlerine atlamaya çalışıyorlardı ama neysekii Saki ve diğerlerinin yardımıyla otele girebildik ...
.....................................................
Kim demiş bu otel lüks diye Şampuan yok odada
Odadan çıkıp Bill ve Tom'un odasına gidiyorum ... Hiç gitmek istemiyorum aslında ama napıym Gus ve Geo'nunki bir üst katta ... Kapı yarı aralık ... Kafamı içeri uzatıyorum ... Tam bişi dicekken ... onları görüyorumm ...
Bill bir kıza ahtapot gibi sarılmışş , öpüyorr İnanmıyorum bunu fanlar bir duysa popülerlikleri baya bir azalırrrrr .... Tam telefonumu çıkarıp resimlerini çekecekken biri beni omzumdan kavrayıp geri çekiyor ... Kalın , tehditkar bir ses kulağıma fısıldıyor :
-Ne yaptığını zannediyorsun sen ?
Tom ....
4.Bölümün Sonu
5.Bölüm ... “Mellie”
Sıçtım işte şimdi !! Nasıl açıklıcam ben bunu Tom'a .. Elimde kamerası açık telefonum dururken , «şampuan almaya gelmiştim kapıyı çalacaktım» yalanı pek işe yaramaz .. Tamam çokta yalan değil bu aslında sonuçta gerçektende şampuan almaya gelmiştim ama bu onları görmeden önceydi . Bill ve şu öpüştüğü şahsiyeti gördüğüm anda amacım gayet evrime uğrayıpp , “fotolarını çekip basına verme” haline geçti ... Ama hayallerim yine suya düştüüü
Off Konsantre oll Mell !! Hayallerinden daha önemli konular var şuan . Mesela işini kaybetmek gibiii
İşi kaybetmek ----> Tom'dan uzaklaşmak -----> İntikam ALAMAMAK !!!
Döngünün son halkası beni kendime getirmeye yetiyor ...
Kendimi Tom'un kollarına atıyorum ..
-Daha demin ... (birkaç hıçkırık sesi) .... bir sapıkk ... bana dokunmaya çalıştı çok korktumm ... (sahte gözyaşları tişörtüne itinayla akıtılır ) Ne yapacağımı bilemedim ... (yine birkaç kısık hıçkırık sesi artı bir burun çekişş ) buraya geldim işte ... (titreme efektiii )
Beni kollarıyla sıkı sıkı sarıyor ...
Tamam oldu bu işş saf , salak , gerizekalıı bebeee nihaha
-Gel canım aşağı lobiye inelim ... sakin ol ben artık yanındayım tamam mıı ..
-Tamam....
diyorum belli etmeden sırıtarak ...
Tamam , kabul ediyorum ben zekiyim
Sarmaş dolaş lobiye iniyoruz , bana çay ısmarlıyor ... Olay tamamen unutuldu
Şeytan = 1 Tom = 0
*******************
Bill aşağı iniyor .. Kızdan eser yok ... Kayıplara karışmış ... Bizi görünce hemen yönünü değiştirip bize doğru yürümeye başlıyor ...
-Aaa merhabaa ...
Bir an sanki bana eskisi gibi “Mellie” diyecekmiş gibi geliyor .... ama demiyor .... gülümseyip “Simge” diye ekliyor hafifçe .... Neden hayal kırıklığına uğradım kii ...
-Mellie ..
diye mırıldanıyorum kendi kendime ...
Tom bana dönüp “ne dedin duyamadım pardon” diyor ... “Önemli bişi değil” diyorum kafamı sallayarak ...
Bir daha duymayacağım bir lakap .... Bugüne kadar bana o isimle seslenen sadece bir kişi oldu ve hep sadece bir kişi olucak ... Bill ....
Lilian'ın bile beni o isimle çağırmasına izin vermiyordum ... Tom'la bir şey tartışan Bill'e bakıyorum ...
Beni tanımamış olması daha iyi ... çok daha iyi ...
*****************
Telefonun alarmı ötmeye başlıyor :
-Yeni bir güünnn .. intikam için güzeeel bir günnnnn ... kalk ve gösterr onlaraaa
Salakça bir şey biliyorum ama insana kalkmak için bir sebep veriyor
Üstünde japonca “nefret” yazan siyah bluzumu ve kırmızı eteğimi giyiyorum ... Kahvaltıdan sonra prova için konser alanına gidicez ...
************************
Öğğk kahvaltı iğrenç ötesii ... Sevgili örümcek koleksiyonumdan değerli bir parçayı yanlışlıkla Tom'un tabağına düşürüyorumm ... Valla benim suçum yok
****************************
Herkes öğlen yemeğine gitti ... Benim birkaç iş yapmam gerekiyor ... Hainlerr ya ben buraya sizin arkanızı toplamaya mı geldim Benim kutsal bir amacım varr : Tom'u doğduğuna bin pişman etmek .... ama önce burayı toplamam lazımm
Gözüme Tom'un bir köşede duran gitarı ilişiyor ... Gitar çalmayalı ne kadar oldu acaba ? 1.5 sene ... 2 sene ... unuttum bile ... Elime alıyorum .. Klasik olanı bu ... Sandalyelerden birine oturuyorum ve ... aklıma gelen ilk şarkıyı çalıyorum ... Durch den Monsun ... Th den ne kadar nefret ettiğimi biliyorsunuz ama yine de ne biliym bu şarkı farklı ...
Söylemeye başlıyorum ... Sesim güzel falan değil ... ama kulağıda rahatsız etmiyor ... Normal bir ses ... Eskiden Bill'i bu şarkıyı durmadan söyleyerek gıcık ederdim ... Kayıtları bana dinletmesiyle dilime takılması bir olmuştu ... Her söylediğimde “sus yaa utanıyorum” gibisinden bir şey derdi ...
Ayak sesleri duyduğumu zannediyorum ama kimse olamaz burada herkes yemekte ...
-Mellie ....
Gitar ellerimin arasından kayıp düşüyor ... Parmaklarım hissiz ... Yavaş çekimde kafamı döndürüyorum ... Hayır bu olamaz ... Yanlış duymuş olmalıyım .... Kimse bana “Mellie” diyemez kii ... Kimse beni o isimle çağıramaz .... Bill'den başka ...
Arkamdaki uzun boylu çocuğa bakıyorum ... Gözlerim şaşkınlıktan büyümüş gözleriyle buluşuyor...
Bill ...
5.Bölümün Sonu
6.Bölüm... Onun itirafı ..
Hayır beni tanımış olamaz ... İmkansız ... Eski halime benzemiyorum ... Nasıl ... nasıll ??
Anlamamazlıktan geliyorum ve Bill'e şaşkın bir bakış fırlatıyorum .. Kalbim göğüs kafesimin içinde küt küt atıyor ...
-Mellie derken ? O da kim ...
diyorum sesimin yeterince normal çıkmasını sağlamaya çalışarak ... Hafifçe titriyor tüm çabalarıma rağmen ....
Bill kafasını eğiyor ...
-Özür dilerim ... Önemli biri değil ... ben .... ben sadece bir an için .... sesini ona benzettim ...
sesi o kadar hafifkii ... sözlerini zor duyuyorum ...
-Hmm .. olabilir tabii ... insan insana benzer ....
diye cevap veriyorum ...
Kafasını kaldırıp gözlerimin içine bakıyor ... Ben ise gözlerimi kaçırıyorum ... Ellerimde titremeye başlıyorr ... Kahretsin ...
-Özür dilerim
diye tekrarlıyor ...
-Sen ona fazla benzemiyorsun .... onun gözleri daha ... farklıydı ...
Farklı haa ... farklı çok KİBAR bir tanım oldu Bill .... ucubemsi desene şuna ...
Kendimi tutamıyorum ...
-Mellie... senin neyin oluyor ... ?
Bir an gözlerinde acıyı görüyorum ... Şimdi de olmayan şeyleri mi hayal etmeye başladım ne ... Bana öyle geldi herhalde ...
-Arkadaşımdı ... neyse benim gitmem gerek ... görüşürüz ...
Resmen sorudan kaçtı ... Tabi ben onun hatırlamak bile istemeyeceği biriyim büyük ihtimalle ...
Yerden gitarı alıyorum ... Yapmam gereken bir sürü iş var .... ama tek yapmak istediğim kendimi bir odaya kapatıp .... çığlık atmak .... sesim kısılana kadar ...
Bu iş sandığımdan da zor olacak ... Bill'i fazla küçümsemişim ... O beni unutmamışş ....
Ona yaptıklarımdan sonra beni unutması beklenemezdi zaten ....
**********
O akşam :
Bill yemeğe inmedi bile ... Gus ve Geo 'da dışarıda iki kızla buluşmaya gittiler ... Yemekten sonra Tom 2 kadeh ve bir şişe şarap kapıp terasa çıkmayı önerdi ... Eiffel Kulesine bakan terasta oturuyoruz şuan... Bir kadehi doldurup bana uzatıyor ... Kadehe kuşkuyla bakıyorum ... Ya o da Bill gibi cinse ve benim onu mahvetmek için gelmişş olan Ucube Melanie olduğumu biliyorsa ve benden hemen şuanda kurtulmak için şarabıma zehir attıysa ... Ama gözler yalan söylemez derler ne kadar doğru bilmiyorum ama ... Onunkiler dürüst gibi duruyordu o anda .... İntikamımdan vazgeçtiğimi zannetmeyin ... ama güvenini kazanmam gerekiyor ... kii darbenin etkisi daha fazla olsun ... O mahvolmuş bir şekilde yerde sürünürken ona kimliğimi açıkladığımdakii surat ifadesini görmek istiyorum .... bana yalvarmasını , özür dilemesini ve çok pişman olduğunu söylemesini istiyorum ... ama ben onu affetmicem ve son darbeyi de indiricem ... mahvolucak ... hayatıı boyuncaa yaptıklarından pişman olucak .... ama her şey sırayla ... Eskiden olsa kollarımı onun boynuna dolamak için her şeyimi verirdim ama şimdi ... kollarımı anca onu geberene kadar boğmak için boynuna dolarım ....
Kadehi elinden alıyorum ... Şaraptan nefret ederim aslında ... ama yavaş yavaş içmeye başlıyorum ... Ben daha ilk kadehimi bitirmeden o üçüncüye geçmiş bile ... Alakasız konulardan konuşuyoruz ... Ama ben her zamanki gibi kendimi tutamıyorum ... :
-Tomm ...
-Hmm ..
diyor yumuşak bir sesle ...
-Mellie kimdi ?
Bir anda irkiliyor ...
-Niye sordun ?
-Bill ... bugün beni ona benzetti ...
Bir süre sessiz kalıyor ...
-Mellie ... Bill'in arkadaşıydı ...
-Evet biliyorum Bill'de öyle dedi ama ...
Neden ısrar ediyorum kii .... Neden bir cevap almaya çalışıyorum kii ... Salak mıyım neyim ...
-Mellie benim tüm okula rezil ettiğim bir kız aynı zamanda ...
diye ekliyor ...
Ve o Kız yanında oturuyorr !!!
Ama sesinden garip bir ton var ... Hava atar gibi değil de sanki üzücü bir olaydan bahsediyormuş gibi ...
-Neden yaptın ki böyle bir şeyi ...
Omuzlarını silkiyor ....
-Bilmiyorum ... kız bana aşıktı bende eğlence olur diye düşünmüştüm ...
Çok eğlenmiştin o gün değil mii !!!
Tüm nefretim içimde fokur fokur kaynamaya başlıyor .. Kız bana aşıktı bende eğlenmek istemiştimm ... SEN BENİM HAYATIMI MAHVETTİN !! ... senin yüzünden tüm sahip olduklarımı kaybettimm ve hepsinin tek sebebiii senin SIKILMIŞŞ OLMAN !!! Farketmeden elimdekii kadehi sıkmaya başlamışım ... Kadeh elimde çatlayacak gibi ... Kendimi daha ne kadar tutabilirim kii ... Kadeh kırılsınn ve her bir cam parçasıı Tom a saplansınn ...
-Ama ...
Tom ' a dönüyorum ... Sesimdeki nefreti bastırmaya çalışarak ...
-Ama ne ??
Gözlerimin içine bakıyor ...
-Ama biliyor musun.... gerçekten çok pişmanım .....
6.Bölümün Sonu
7.Bölüm ....Şeytanların Bile bir Kalbi Vardır ...
Çok geç .... Son pişmanlık neye yarar .... Seni asla affetmeyeceğim .... asla ....
-Pişman olmak için çok geç değil mi ?
Diyorum fısıldayarak ... ama beni duyuyor ...
-Biliyorum ....
diyor ... Kadehini ağzına kadar doldurup , tek dikişte içiyor ... Bu kaçıncı kadeh ... Farkettimde gözleri hafif kızarmış ... Korkulukların oraya gidiyor .... Kollarını iki yana açıyor ....
-Özürrr dilerimm Melaniee !!!
diye bağırıyor ... Yerimden fırlıyorum ...
-Tom saçmalamaaa , sus , herkes uyuyordur bu saatte ...
Bana dönüyor ... Gözleri buğulanmış gibi ...
-Sence beni duymuş mudur ?
-Ahh evet duydum merak etme ...
diyorum kesinlikle duyamayacağı bir sesle .
Ve ekliyorum bu sefer normal bir sesle :
-Saçmalamaa Tom !!! .....Ayrıca bu kızı niye bu kadar takıyorsun kii ?? Geçmişte kalmış BOŞVER !
“Boşver” derken sesimde belli belirsiz bir acı var ... İsteyerek olmadı ...
-Boşveremem ben olmasaydım ... O kız ...Bill'e .... asla...
Susuyor ... Geri dönüp bir kadeh daha dolduruyor .. Elimi onunkinin üstüne koyuyorum ...
-Yeterince içmedin mii ? Yeter artık !
-Bırak beni ...
Kafasına dikiyor yine ... Noluyor bu çocuğa ...
-Naparsan yapp yaa ... sonra sarhoş olursan bana gelme ...
İçmeye devam ediyor ... Çaktırmadan göz ucuyla onu izliyorum ... Yerinden kalkıp yine terasın kenarlarına yürümeye çalışıyor ... Yalpalıyor ... Olamazzz ya düşersee ... Yaa düşüp ölemezz benim daha ona çektireceğim çileler varrr !!! Kolundan tutup geri çekiyorum ... Yüzü tamamen kızarmış.. içkiden olsa gerek ...
-Midem bulanıyor ..
diye mırıldanıyor ... Kollarımı tutuyor ve kafası omzuma düşüyor ...
..........................................
Kalbim ....
Kalbim deli gibi çarpıyor ...
-Tom uyan , Toom !!!
Kaldırmaya çalışıyorum ama daha da sıkı tutuyor benii ve kollarını belime doluyor ... Kalbim sıkışıyor ... Hayır yapma bana bunu Tom ... Hayır ben değiştim ... Böyle olmaması gerek ... Neden ...
-Beni... odama... götürür müsün ?
Bedeni benimkine yaslanmışş ... 3 sene önceki gibi .... Beni rezil ettiği o gündeki gibi ....
Hayırr seni götürmem odana ... hayırr ... sana yapmak istediğim tekk şeyy ....
-Lütfen Simge .....
Pes ediyorum ..... Kalbimin atışlarından cevap verirken sesimi bile duyamıyorum ... Lütfen Tanrım o duymuyor olsun kalbimin böyle attığını .... Bu sadece öylesine olmuş bir şey ... O içtiğim bir kadehin etkisi sanırım ... Ben kendimde değilim ... yoksa asla ... asla böyle hissetmezdim ... Ben ondan nefret ediyorum ... İnsan nefret ettiği kişinin yanında kalp sıkışmasına ... uğramaz ... İnsanın içii nefret ettiği kişinin yanında sıcacık olmaz .... Bir şeytanın kalbii böyle olmaz ... Ben bir şeytanım .... benim kalbim dondu çoktaan ... bir daha asla eskisi gibi olmamak üzere ... Peki neden bu tanıdık duygu yine ele geçirdi kalbimi .... neden ....
Kollarını belimden çözüyorum ... Bana yaslanıyor .... Başı omzumda .... Bir kolunu omzuma atıyorum ... Neyse kii minyon bir tip değilim ... Yine de taşımak çok zor oluyor ... Her adımda ağırlığını daha da fazla hissediyorum ... Terastan güç bela çıkartıyorum onu .... Asansörlere yürümeye başlıyoruz .... Dudakları boynuma sürtünüyor ... Her seferinde sanki biri kalbime bir iğne batırıyormuş gibi oluyor .... Varlığı bana acı veriyor ... Burnuma gelen güzel kokusu ... Hafif içki kokan nefesii ... Hepsi bana acı veriyor .... Ben böyle hissetmek istemiyorum ... Böyle hissetmemem gerekiyordu ....
Odanın kapısına geliyoruz ....
-Anahtar cebimde ..
diye fısıldıyor boynuma doğru ... Nefesi boynumu gıdıklıyor ... Terlemiş ellerimden birini cebine sokuyorum ve anahtarı çıkarıyorum ..... Kısık bir klik sesiyle açılıyor kapı ....
İçeri taşıyorum ... Bill'in kaldığı odanın kapısı kapalıı ... Şuan ikimiz yalnızız ... Tom'u Yatağa yatırıyorum .... Gözlerini aralıyor ... Buğulanmış gözleriyle bana bakıyor ...
-Yaklaşsana ....
diyor ... Yatağın yanına çömeliyorum ... Yine ne isteyecek ....
Beni boynumdan çekiyor ve dudaklarımız buluşuyor ...
Kalbimi kaplayan buz parçası çatlıyor ... O buz kırık kalbimi birlikte tutan tek şeydi .... Ayrılıyor ... her bir parça başka yere saçılıyor sankii ....
İtiyorum onu ama sertçe değil ... gücüm kalmadı ...
-Teşekkürler
diye fısıldıyor... ve gözlerini kapayıp yatağın bir köşesine kıvrılıyor ....
Ben ise yerimden kıpırdayamıyorum ... Kalbimin parçalarını birleştirmeye çalışıyorum boşuna ... Dudaklarım öpücüğün etkisiyle sıcacık hala ... Cebime sokuyorum elimi ve minik ilaç şişesini çıkarıyorum ....
Bunu ağzından içeri itmem yeterlii , tüm gece karın ağrısıyla kıvranır ...
Uyuyan , sakin , bebeksi yüzüne bakıyorum ... O kadar masum görünüyor kii ... onun benim hayatımı mahveden kişi olduğuna inanmak çok zor... Uyuyan bir meleğe benziyor ...
İlacın kapağını açıyorum ve içinden bir tane küçük hap çıkartıyorum ... Dudaklarının arasına koymam yeterlii ... Beni öpen bu ılık dudaklara koymam yeterlii ... Tek yapmam gereken bu ....
Ellerim titriyor ...
Kanatsız bir melek ...
Niye böyle şeyler düşünüyorum ... Hap parmaklarımın arasından kayıp düşüyor .... Sonra ... sonra yaparım .... sonra içiririm o hapı ona .... şimdi değil .... şuan bunu yapamam ....
O öyle masum uyurken bunu yapamam ....
Tanrım neden benimde bir kalbim var .... Neden Şeytan'a da bir kalp verdin .... Neden ....
7.Bölümün Sonu
8.Bölüm .... Buzdolabının Yararları
Ertes Gün :
Aşağı iniyorum .. Hayret verici bir şekilde herkes benden önce inmiş kahvaltıya ... Tom inliyor beni görür görmezz :
-Off kafam çatlıyorr
-Geberr !! (Tabi bunu duyabileceği bir sesle mi söyledin dersenizz cevap TABİKİ HAYIR )
-Dün naptın bana yaa Simge ?
NASIL NAPTIMM !!! NORMALDE YAPARDIM AMA DÜN GAYET MELEK^MSİ BİR MODDAYDIMM .. HAİN YAA MASUMLARA SUÇ ATMA
-Sen içtin , sarhoş oldun , bende seni odana taşıyıp her türlü görevimi yerine getirdimm =))
diyorumm gayet neşeli bir sesle ...
-Nasıl Tom'un içmesine izin verirsinn ?
Diye atlıyor Geo masanın öteki ucundan ...
Sanki ben izin verdimm aaa manyaklara bakınn ...
Omuz silkiyorum ...
-Ben engellemeye çalıştım , ama o içmeye devam etti :/
-Öyle olunca suratına bir tane geçiriceksin
diyor Gustii hemen ..
Gözlerim parlıyorrr *.*
-Tabi kiiiiiiiii hemen yaparımm *.*
Tamam sesimdeki heyecanı fazla belli ettim sanırım çünkü şuan hepsi sankii ben gözlerinin önünde kurbağaya dönüşmüşüm gibi bana bakıyor ...
-ehem ehem yanii yaparım siz hiç merak etmeyinn =))
diye olayı toparlıyorum neysee
Bendekii değişimi farketmiş olmalısınız ... Evet dün kalbimdeki buz kırılmıştıı ama bugün eskisi gibi geri döndüü ... Derin dondurucu diye bişi varr nihahaaaaaa ... Tom benden özür dilemiş olabilir (Farketmeden tabii ) ve çok pişman olduğunu da söylemiş olabilir (Tabi bunu söylerken o kişinin yanında olduğunu bilmiyordu ) ama bu benim onu affedeceğim anlamına gelir mii ... TABİKİ HAYIRR !!
Off nan salak konserleri bugün ...
-Fransızca konuşmamızı hazırlamışlar mıdır acaba ?
Fransızca Konuşmaa mıı
-Aaa fransızca mı konuşucaksınız Bill-...
Az kalsın Billy dicektimmm Zor yırttım ...
-Hmm .. evet ... bilirsin bişiler dememiz gerekiyor sonuçtaa ...
O konuşmayıı elime geçirmem lazımm !!!!
-Ben alırım konuşmanızı kim hazırlamıştı
-Aaa yapar mısınn gerçekten .
-Yapmam mıı ... hatta birkaç değişiklikk de yaparımm nihahaha
-Bir şey mi dedin =)
-Yokk canımm alırım diyorumm nerdeydii
-Menajerde....... hey dur nereye kahvaltını bitirmedin bileee ...
Ben bir uçmuşummmmmmm ... Tabiii Tom'dan intikam almanın yeni bir yolunu buldumm durur muyummm
Tam odanın kapısını tıklatacakken telefon çalıyor ... Iyy Lilll !!
-Naperrr
Yaa bu kızın sesi niye hep böyle şeker çıkıyor nan .
-İyi ! Ve Hoşça-kal !
-Duuuuuuuuuuuuur Mell !
-Ne vaaar !
-Seni çok özledim !
-Ben seni hiç özlemedimm ve Hoşçakall !!!!
-Ama ama ama ...
Israrcııı insannnnn !!!
-Şöyle minnacık bir molekülüm seni özlemiş olabilir tamam ...
-Hihi tamam o zaman .. Görüşürüzz çabuk dön ..
-Asla DÖNMEM !! aaa bu arada Odamı temizlemeye unutmaaaaaa sakınn !!! Küçükk Lily^i ve benim sevimlii Yuri^mi de besleemeyi unutma *.* Tamam mıı ?? Ahh beni ne çok özlemişlerdirr
-Yaa bunlar için başka isim bulamaz mıydın yanii !!
-Nesii var isimlerinin
-Hanii Lily benim ismim oluyor Yuri de Lily'nin japonca versiyonuu :uw:
-Eee sorunun nee Onurlandırdım senin ismini sevimli hayvancıklarıma vererek *.*
-Yaa valla çok sevimlilerr .... Bir yılan ve kara bir kedii :uw:
- .. Bye !!
Gıcıkkk KIZZZZ !!! Yurii , Lilyy anneniz gelicek yakındaaa ve sizi beslicek ... Lily Merak etme sana söz verdiğim şu çocuğuda getiricem boğazına rahatça dolanabilirsinn *.* Yuriii sana yenii tırmala cismi getiriyorumm canikkk *.* ama önceeeeeeeee şu yazıda birkaç küçük değişiklik yapmam gereeek
Kapıyı tıklatıyorum ...
Menajer denen gıcık yaratıkk saçı başı dağılmış bir şekilde açıyor kapıyı ... En şirinn kız sesimle (Lil'i taklit ederek öğrendimm ) :
-Sizdee fransızca bir konuşma varmışş .. Bizimkiler istiyor .. ezberliceklerr =))
-Haaa tabii dur vereyim ...
İçeri giriyor ... Ayak seslerii , kağıt hışırtılarıı ... tabak , çanağın kırılma sesii ... nan naptın herüff alt tarafı bir sayfa istedikk ... :uw:
Kapının aralık kısmından bir sayfa fırlatılıyor ve kapı yüzüme kapanıyorr ... :honk:
Ay ben senin gibi menajerii :
Konuşmaya göz atıyorum ...
Bill : Bonsoir ...(İyi akşamlar) (Çok yaratıcıı )
Tom : Bonsoir (Eee ***h nan bu da konuşma mıı )
Gustav : Bonsoir (Neden hiç şaşırmadım acaba )
Bak kesin Geo da “Bonsoir” dicek bu konuşmada ... Medyumum ben bilirim ...
Geo : Bonsoir (Nasıl bildim ama dimii )
Konuşmanın Sonuu !!!
O-ha nan bu konuşma mııı !!! Bunun nesini ezberlicekler pardonn :uw:
Ahh bunun elime geçtiği iyi oldu ... Şimdi birkaç değişiklik yapma zamanıı nihahaaaaaa ...
Sen Fransızca bilmiyorsun kii napcan dediğinizi duyar gibiyimm ... Şunu belirtmeliyim kii evet bilmiyorDUMM !! Bu th'nin Fransa'da tonlarca konser verdiğini öğrenmeden önceydii .. Bunu duyar duymaz (Yanii yaklaşık 1.5 sene öncee ) hemen fransızca dersleri almaya başladımm .. Heyy sonuçtaaa amacıma ulaşmakta işime yarayabilirdii ve YARAYACAK
Nerde benim kalemimmmm
8.Bölümün Sonu
9.Bölüm..... Ve maskesi düşer ..
Bitti işteee çok süper olduu Konuşmaaa Yeni konuşmayı yazıym sana =))
Bill'e birkaç "merhaba , burada bulunmaktan mutluyum" cümlesi ekledim ... ama kötü bir şey söyletmedim ... çünkü fransızcam yetmediii Heyy ezmeyinn benii sadece 1.5 senedir öğreniyorum
Tom'a iseee En sevdiğim cümleyii ekledimm
Bonsoirr =)) Je suis Tom Kaulitz , Le Cochon
Çevirisi geliyooorrr
İyi akşamlar , ben DOMUZ Tom Kaulitz 'imm ...
Tom'un gerçekleri açıklama vaktii gelmişti zaten .. Tüm fanlar öğrensinn
Neşeli neşelii aşağı iniyorumm .. Ve Kağıdı Bill'e uzatıyorum... “Saol” diyor ve kağıdı incelemeye koyuluyorr ...
-Bu seferki konuşma biraz uzun olmamış mıı
-Bilmem öyle mii
-Neyse saoll sende kahvaltını edemedin bu yüzden ...
-Hiç problem değill ... sonunda Tom'u rezil etmek olduğu sürece her işi yaparımmm
-Bir şey mi dedin ?
-Yok yok bişi demedim canım =))
Bu ikizlerin kulakları keskin valla .. Dikkatli olmak gerek
Konser Alanı :
Prova falan yapmadılar ..Tembel şeylerr .. Oturup tüm gün pizza yediler yaa ...
Konsere sadece yarım saat kaldı ... Fanların hepsi toplandı bile ... Arada kulise bile ulaşıyor .. Tom/Bill fick mich diye bağırışlarıı :uw: Manyak şeyler :uw:
Etrafa bakınıyorum ama bunların hepsi toz oldu , gitti .. İlginç bir durum ... Nerdeler acaba ?
Etrafta boş boş adımlayıp Tom'a başka ne tür işkenceler yapabileceğimi düşünürken gözüm yine Tom'un gitarına takılıyor ... Şu gitarın başına bir şey gelse ne güzel olurdu yaa ... Konser geç başlardı .. Fanlar huysuzlaşırdı ... Her şeyi mahvolurdu bir de üstüne Tom Ben bir domuzum diyince .. ahh ahh ...
....................................
Bir dakika bu hayalimm gerçekleşebilir ... Etrafıma bakınıyorum , kimse yok ... Çantamı açıp , yanıma aldığımı unuttuğum makası özenle çıkartıyorum Bir tel kesip hemen olay yerinden uzaklaşmam yeterlii ... Burada bir sürü çalışan var onlardan biri de yapmış olabilir değil mii
Yere çömeliyorum ve tellerden birini kesiyorum ... Çok zevklii nan buu Tom'un en sevdiği gitarını mahvetmekte Tom'u mahvetmek kadar zevkli bişiymişş
Bir tel daha kessem nolur kii yaa ... Diyerek makası öteki tele dayıyorum ...
-Bak seen Bizim Menajer tam bir Şeytanmış meğersem ... Başından beri sende garip bişiler olduğunu biliyordum ...
Şaka buuuuuuuu ... Elimde makasla kalakalıyorum ... Arkamı dönüp bakacak suratımda yok kii ... Bendeki de şans 3 gün içinde insan 3 kere yakalanır mı Tanrımm yaaa
Elinde makas ve halihazırda kesilmiş bir gitar teliyle , gitarının tellerini kestiği şahsiyetin ikizi tarafından basılmış olan bir kızın diyebileceği tek şeyi diyorum :
a . q
9.Bölümün Sonu
10.Bölüm ... O gerçek bir şeytan...
Benim arkamı dönmeme bile fırsat bırakmadan yanımda bitiyor ...
-Şimdi öğrenmek istediğim tek şey .. NEDEN ?
Diyor ve kolumu sertçe tutarak beni kendine döndürüyor .. Dudaklarımı birbirine sımsıkı kenetliyorum ... Ona gerçeği söylemek bir an aklımdan geçmiyor değil ... ama hemen kafamda bu saçma düşünceyi uzaklaştırıyorum ..
-Sa-na NE !!! Niye sana söliym kii ?
-Hmm düşünelimm ... acaba senii yakalamışş olduğum ve 10 dk sonra bunu herkese bildirdikten sonra seni işinden attıracak olduğum için OLABİLİR Mİİ !!??
Aman Tanrımm .. Beni kovucaaak ... Salak mıyım ben başka ne yapabilir kiii ... resmen grubu çökertmek için gitarın tellerini kestimm ... Anti bir menajere kimsenin ihtiyacı olmazz ... Napıcam ben ?!
-Bir cevap bekliyorum ...
diyorr sabırsız bir sesle ...
Acele etmem gerek yoksa EN BÜYÜK HAYALİME(= Tom'un ümüğünü sıkıpp , geberttikten sonra bizzat kimsenin bilmediği bir yerde kayalıklardan aşağıı atmak ve köpekbalıkları tarafından cansız bedeninin parçalanmasını izlemek ...........tamam bu biraz canice versiyonu olduu ama sonuçta bunun biraz daha az vahşet sahnesi içeren versiyonunu uygulamak için herşeyimi veririm *.* ) veda etmek zorunda kalıcam ..
Gözlerimi Bill'in gözlerinden kaçırmaktan yorulmuş bir şekilde iç çekiyorum ... Boşta kalan kolumla yerde boşuna işime yarayacak bişi arıyorum .. ama bendeki şansla bu mümkün müü : TABİKİ HAYIR !!
Yanii benim bildiğim Şeytanlarr şanslı olurr ŞANSSIZ DEĞİLL !! Ve şeytanlar genelde yakalanmazz ... benim aksime
O anda süper duyarlıı parmak uçlarımm çantamın sapına değiyor .. Çaktırmadan bir bakış atıyorum çantaya ve x-ray ışın saçan gözlerimle (tamam yok öyle bişi.. şeytanlara bile böyle süper özellikler verilmiyor Maalesef ... tabi eğer ben gerçek bir şeytansam Kİİ bundan son zamanlarda kuşkulanıyorum ... ) içinde olan cep telefonumu görüyorum ..
İç geçiriyorum ... Tane tane konuşarak :
-Ta-mam her şeyi açıklıcam ...
Gözlerinin içine bakıyorum kendimi zorlayarak .. Yüzünde hafif rahatlamış bir ifade var ... Kolumu bırakıyor ... Salak ....
Parmaklarım çantanın içinde bulduğum telefonun etrafında kapanıyor ... Yeni serbest bırakılmış elimle Bill'in tişörtünü tutuyorum ve ...
Onu kendime çekip öpüyorumm ! Bir an bedeni kaskatı oluyor .. Şoktan olsa gerek .. sonra şaşkınlıkla gevşediğini farkediyorum ... İstediğimi elde ettikten sonra geri itiyorum onu ...
Kapalı gözlerini açıyor ve yine kolumu yakalıyor ... Bu sefer tutuşuu çok sert .. Acıdan kolum zonkluyor ...
-Hemen BİR AÇIKLAMA İSTİYORUM !!
-Öyle mii .. vermezsem naparsınn
-Seni direk kapı önüne koymama ne dersin ..
-Aaa tabiki yapabilirsinn .......... EĞER bu fotoğrafın kız arkadaşının eline geçmesini istiyorsan
Telefonu görmesi için kaldırıyorum ... Ne de güzel yakalamışımm ... Gözleri kapalıı olduğu için foto daha bir gerçekçi çıkmışş ... Sankii gerçekten isteyerek beni öpüyor
Yüzü çarpılıyor ...
-Benim bir şeytan olduğumu sen söyledin öyle değil mi ? Bir şeytandan başka ne bekliyordun Beni kovdurduğun anda bu fotoğrafı basın ve kız arkadaşın dahil herkese yollarımm
-Hayır yapamazsınn , yapamazsınn ...
-Emin misin ?
diyorum tek kaşımı havaya kaldırarak ...
-Bu .. bu çok şeytanca ...
-Biliyorumm
ve sırıtışım yüzümde donuyor ... tüm hiddetim gözlerimden dışarı oklar halinde fırlıyor ona doğru ...
-Ama “Onun” bana yaptığı emin ol daha şeytancaydıı !
Gözlerini kısıyor ...
-Kimsin sen ?
-Bu seni hiç ilgilendirmezz ... Yapman gereken tek şey ...
Boşta kalan elimle yakasını tutup kendime çekiyorum onu ... Gözlerimiz buluşuyor .. Şeytanii bakışlarım altında ürperiyor ...
-...O kahrolasıca çenenii kapalı tutmak !
Gözlerini yere indiriyor ...
-Tamam...
Kafasını yine kaldırıyor ...
-Ama eğer o resmi basına verirsen ...
-Sen anlaşmaya uyduğun sürece bu resim kimsenin eline geçmicek merak etme ...
Kolumu bırakıyor bende onun yakasını bırakıyorum ... Ayağa kalkıyoruz ..
Sırıtıyorum ve elimi uzatıyorum ... İsteksizce elimi sıkıyor ...
Soğuk bir sesle
-Anlaştık ..
diyor ... ve arkasını dönüp çıkıyor ... Fotoğrafa bakıyorum ... Kendimden nasıl kuşkulandım ...
Ben ... Gerçek bir Şeytanım
10.Bölümün Sonu
11.Bölüm ...Dikkatsiz Şeytan
Ben bir şeytanım , zebaniyim , iblisim , ben aşmış bir varlığımm nihaha ...
Tamam biliyorum havamdan geçilmiyor neyse biz olaylara geri dönelimm .. aslında dönmesek daha iyi ama neyse ... Benimm bir yerden gitar bulmam lazımmm Tamam biliyorum şimdi “boşuna mı kestinn yanii” diyorsunuzdur ... ama her ne kadar Bill'i avcumun içine almış olsamda ... üzerimdeki tüm şüpheleri silmek için bir gitara ihtiyacım var ...
-Amaaaaaaaaaaan Tanrııııııııımmmmmmm
Ahali koşturarak odaya dalıyor ...
-Noldu Bayan Engel (Bu soyadına hiçbir zaman alışamıcam sanırım Engel'in almancada “melek” demek olduğunu biliyor muydunuzz Bana çok uyuyor dimiii)
-Biri ... biri Bay Kaulitz'in gitarının tellerini kesmişşşşşşşşş (Sahte gözyaşlarıı yanaklarımdan aşağıı 1mm/sn hızla akıtılır )
-Olamaz bu feci bir durum
diye bağırıyor Makyöz denen salak şey ...
Daha önce hiç görmediğim , daha doğrusu büyük ihtimalle aşırı çirkin olduğu için dikkat etmediğim tek kaşlıı bir herüf sorun değil anlamında elini sallıyor ..
-Bay Kaulitz'in bir gitarı daha var büyük otobüste ...
-Söylediğin için Saoll
diyerek yerimden fırlıyorum ve 5 dk içinde gitarı alıp geri dönüyorum ... Tom kafasını elleri arasına almışş , yere çökmüş , oturuyor ... Bill de yanında ... Beni görür görmezz hemen odanın en uzak köşesine çekiliyor ... İnsanlar üzerindeki etkim gerçekten şaşırtıcıı ... Ben naptım ki ona
Tom ben girince kafasını kaldırıyor .. Elimdeki gitarı görünce gözleri ışıldıyorr ..
-İnanmıyorum bir tane daha buldun mu ?
Evet anlamında kafamı sallıyorumm .. Üstüme atlayıp bana sarılmaya çalışıyor ama elimde gitar olduğunu için bu başarısız bir girişimm .. Ahhh o gitarı bir yerlerine sokardım ben senin ama neyse Bill feci bakışlar atıyor ben en iyisi “Melek” rolüme devam ediym
-Çok iyisin Simge sen gerçek bir “Melek”sinn
-Yaa ne demezsin tam “Melek” valla :uw:
-Bişi mi dedinn Bill^ciğimm ... aa telefonumm titredii sankii ...
Dişlerini gıcırdatıyorrr Tom arkasını döndüğünde bende ona “Şeytanii” bakışımı atıyorum ...
-Simgee senden iyi bir menajerimizz olamazzdıı .. İyi ki varsınn !!
Bill kardeşine acıyan bir bakış atıyorr .. Anladı tabii kardeşini bekleyen tehlikeyiii
-Neyse konser yaklaştı Tom biz senle Geo ve Gus'un yanına gidelim ne dersin ?
-Ama Simge'yi burada tek başına bırakamayızz ...
-Haklısın aslında bırakmamalıyızz.......... döndüğümüzde telefonlarımız kırılmışş , paralarımız çalınmış ve kıyafetlerimiz parçalanmış olabilirrrr !!!
-Bişi mi dedin Bill son kısmı yakalayamadım ..
diyor Tom saf saf ...
Tom'un arkasından telefonuma arka plan yaptığımm resmi göstererekten telefonu sallıyorum Bill'e doğruu ... Çenesini kenetlemiş sinirden ... Yazıkk çocuğa yaa acıdım .......... Yalan tabi bu
-”Sevgilii” Simge^mizz de bizimle gelebilir sanırım ...
diyor dişlerini feci bir şekilde gıcırdatarak ...
-Bill bir şey mi oldu .. dişlerinde bir sorun mu var “canımm”
-Yok “canımm” ben iyiyim sen benim için endişelenme .. alt tarafıı bir şeytan bana şantaj yaptı 20 dk öncee !!
-Kafana Takma Bill ... anlaşmaya uyduğun sürece sorun yok ...
diye fısıldıyorum Tom önden çıktığında ...
Büyük an geldii ... Az sonra Tom Kaulitz gerçekleri açıklayacak ... O aslında bir DOMUZZ
Konser :
Ne diyebilirimkii Fransız fanlara hak veriyorumm ... Tom Kaulitz gibi havalı bir çocuk 300 bin kişinin önünde “Domuz” olduğunu açıkladı sonuçtaa
Ayy olamazz gülmekten karnıma ağrılar girdii ... Tom'un suratıı tam kopmalıkkk
Konserden sonra :
Bugünn harika bir güüüüüüün
-Bayyy Domuzz aman işte Bay Tomm ... Ne dediniz öyle konserde ... ciddi miydinizzz
-Monsieur Cochooon aman pardon Monsieur Kaulitzz açıklama bekliyoruz
Tom şöyle bir gazetecilere bakış atıyorr ...
-Şaka olsun diye dedim tabikidee
diyor havalıı havalı gülümseyereek .. Tüm kızlarrr avazları çıktığı kadar bağırıyor ...
-Biz de öyle anlamıştık zaten =))
-Süpersinizzzzzzzz Bay Kaulitzz .. kopardınız bizi şakanızlaa ...
Sözlerimi gerii ALIYORUM .. Bugün iğrençç bir günnn Salak Tom yine tereyağıı gibi sıyrıldı işteeeeeeeeeen
Pislikkkk ... kızlarr tarafındaa ezill emii ... saçlarından bit çıksınn .. bitler yesin kafa deriniiii.. olmayan beyninin yerine kafanı doldursunnlar emii ... pisssss rastalıı sapıkk .. gerizekalıı yaratıkkk ...
Ve flaş patlıyorr ... Olamazzz umarım benii çekmedilerr ...
Ertesi Gün Kahvaltıda :
Bill sırıtarak elinde gazeteyle kahvaltıya indi ...
-Simge^cimm gazetedekii pozun bir harikaaa
Ne pozuu ... Hemen elinden kapıyorum gazeteyiii ....
O-LA-MAZZZZZZZZZZZZ !!! Tam ben Tom'a içimden söverek en şeytaniii bakışımıı atarken çekmişlerrrrrrrrrrrrr beniiiiiiiiii !!! Bunu Tom görmemeliiiiiiiiiiii !!
-Verde kardeşime göstereyim "canımmm"
diyerek elimden kapıyor gazeteyii ......... HAYIRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR !!!
Bir

