İmge

1983 yılının 17 Martın’da, o zaman 9 yaşında olan ablam Şimal evimizin önünde ip atlarken gelmiş doğum haberim...Çok sağlıklı bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem... Tenim o kadar beyazdı ki bol bol izlediğim korku filmlerinin de etkisiyle kendimi vampir sanardım.. Dedem ressamdı ve resme olan ilgimi ben 2 yaşındayken keşfetmiş... Benim adımı taşıyan İmge sanat galerisini açmasıyla da sanat dünyasının içine girişim tamamlanmış oldu...8 yaşında dedemle birlikte ilk sergimi açtım ve bunu 1992 yılın 2. İstanbul Sanat Fuarına katılmam takip etti... Atölyeden kaçabildiğim zamanlarda ise mahallenin çocuklarını peşime takıp dans yarışması,güzellik yarışması tarzında mahalleyi eğlendirmek için her türlü etkinliğe elebaşlığı yapardım...
1993 yılında dedemin vefatıyla resme olan ilgimi bir süreliğine kaybettim. Zaten beni yeterince yoracak 7 yıllık bir eğitime başlama vaktim de gelmişti...
Üsküdar Amerikan Lisesine girişimle hayatım farklı bir yönde değişti... Yoğun derslerden bulabildiğim vakitlerde ise okul gösterilerinde kurduğum dans grubuyla sahne alırdık. Daha sonra okulun rock grubuna ritm gitarist olarak girdim fakat her yıl üstüste sanat alanında üstün başarı ödülü almam beni tekrar resme yöneltti. Bu nedenle hayatımın geri kalanında sanatla alakalı bir meslek seçmem farz olmuştur diyerek 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarim Fakültesi’nin Bileşik Sanatlar (resim-heykel) bölümüne girdim.
Müzikle bağım hiç kopmadı...14 yaşından beri Taksim'i kendini ev bellemiş biri olarak nerde konser nerde festival varsa ben ordayım. Eski Metallica fanlarındanım. Şimdi ise tam bir Tool ve A Perfect Circle fanatiğiyim diyebiliriz. Dream TV ailesinden biri olup müzik adını bir şeyler yaptığım için çok mutluyum.